10 Ocak 2016 Pazar

Chuck Palahniuk - GÖSTERİ PEYGAMBERİ

Asilerin,
Kaybedenlerin,
Hayalperestlerin,
Küfürbazların,
Günahkarların,
Beyaz zencilerin,
Aşağı tırmananların,
Yola çıkmaktan çekinmeyenlerin,
Uçurumdan atlayanların,
                                       dili,sesi
                                                     Yeraltı Edebiyatı ...
Yeraltı edebiyatı dizisine başladığım ilk kitap Gösteri Peygamberi, kitaplığımda bana hediye eden kişi kadar değerli bir yere sahip oldu bile :)

Popüler kültürü taşlayan bir başyapıt.Medyanın bize nasıl yön verdiğini müthiş bir hayal dünyasıyla betimlemiş yazarımız.Kitabın aykırılığı,sayfalarının 1,2,3.. diye değil de geriden gelerek 312,311,310 şeklinde seyretmesiyle başladı.Yani en azından benim dikkatimi çeken ilk şey oldu diyelim.

Kahramanımız Tender Branson.
Seri cinayet faili Tender Branson.
Süper kupayı piç eden Tender Branson.
Güzel karısını mihrapta terk edip giden Tender Branson.
Deccal Tender Branson.

2039 sayılı uçağın portakal renkli ama halk arasında kara kutu olarak bilinen kayıt aleti.İçinde geriye kalan her şeyin kaydını sonsuza dek saklayacak bir tel yumağı..




* İntihar etmekle şehit olmak arasındaki tek fark gazetede manşet olmaktır.

* İnsanlar hayatlarının kurtulmasını istemiyorlar.Hiç kimse sorunlarının çözülmesini istemiyor.Dramlarının.Önemsiz meselelerinin.Hikayelerinin çözümlenmesini, pisliklerinin temizlenmesini istemiyorlar.Çünkü  geriye ne kalacağını biliyorlar.Büyük ve korkunç bir bilinmeyen.

* İntihara karar veren birinin espri anlayışı da körelir.Yanlış bir kelime ederseniz haftaya cenazesi kalkar.

* İnsanların neden uyuşturucu kullandıklarını anlamaya başlıyorum.Çünkü zamanın sınırlı olduğu, kanunlar ve emirlerle dolu  ve mülkiyete dayalı bu dünyada insanların yaşayabilecekleri tek gerçek kişisel macera bu.

* Bir arada olmaktan nefret ettikleri ama yalnız kalmaktan da korktukları için insanlar telefon denilen bir alet kullanıyorlarmış.

* Şu anda bir cinayete kurban gitmek, taze bahar havası almak gibi gelirdi.

* Bu ömür boyu sahip olduğum altı yüz kırk birinci balık.Tanrı'nın yarattığı başka bir canlıya bakmayı ve sevmeyi öğrenmem için ailem yıllar önce ilk balığımı almıştı.Sahip olduğum altı yüz kırk balıktan sonra öğrendiğim tek şey insanın sevdiği her şeyin bir gün öleceği oldu.O özel kişiyle karşılaştığın ilk anda onun bir gün ölüp toprağın altına gireceğine emin olabilirsin.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder